Balık ve Deniz Ürünleri
Balıkla aramın hep iyi olduğunu söyleyemem. İlk yıllarımda tavaya attığım levrek fileto dağılır, ızgarada pişirdiğim çipura tele yapışır, buharda pişen somon lastik gibi olurdu. Sorunun balıkta değil, benim aceleciliğimde olduğunu anlamam epey zaman aldı. Bugün mutfağımda en rahat ettiğim alan balık yemekleri; çünkü birkaç temel kuralı oturttuktan sonra iş neredeyse kendiliğinden yürüyor. Burada, kendi denemelerimden ve bolca yanlışımdan çıkardığım pratik bilgileri baştan sona anlatmaya çalışacağım.
Etin kalın bir parçasını fırında unutabilirsiniz, tavuğun göğsünü biraz fazla pişirseniz sos kurtarır. Balıkta böyle bir lüks yok. Kas lifleri kısa, bağ dokusu az; yani pişme süresi dakikalarla değil, saniyelerle ölçülüyor. Bu yüzden balık pişirmeyi öğrenmek, aslında "ne zaman durmam gerektiğini" öğrenmek demek.
Doğru Balığı Seçmek ve Pişirmeye Hazırlamak
Mutfakta yapılan işin kalitesi tezgâhta değil, tezgâhtarın önünde başlıyor. Bayat bir balığı hiçbir baharat, hiçbir teknik kurtarmıyor. Yıllar içinde balıkçıya girdiğimde bakmayı alışkanlık hâline getirdiğim birkaç şey var.
Tazelik nasıl anlaşılır?
Önce gözlere bakıyorum: parlak, dolgun ve şeffaf olmalı. Çökmüş, bulanık, grileşmiş gözler beni hemen uzaklaştırır. Sonra solungaçları kaldırıyorum; canlı bir kırmızı ya da koyu pembe olması gerekir, kahverengiye dönmüşse o balık günü geçirmiştir. Etine bastırdığımda parmak izi kalmamalı, iz hemen geri dolmalı. Kokusu ise deniz gibi, ferah olmalı; keskin "balık kokusu" dediğimiz şey aslında bozulmanın işareti.
Midye, karides gibi kabuklularda kural daha katı. Kapalı olmayan, dokununca kapanmayan midyeyi almıyorum. Karidesin kabuğu sıkı, başı gövdesine sağlam bağlı olmalı; baş kısmı kararmışsa raftaki süresi uzamış demektir. Dondurulmuş ürünlerde de paketin içinde buz kristalleri birikmişse o ürün bir kez çözülüp tekrar donmuş olabilir.
Temizlik ve nem dengesi
Balığı eve getirir getirmez buzdolabının en soğuk rafına, altına delikli bir kap koyarak yerleştiriyorum. Aynı gün pişireceksem üzerine buz koymaktan çekinmiyorum. Pişirmeden önceki en kritik adım ise kurulama: kâğıt havluyla derisini ve etini iyice kuruttuğumda tavada ne yapıştığını ne de buğulandığını görüyorum. Islak balık kızarmaz, haşlanır.
Tuzu da pişirmeden hemen önce değil, yaklaşık on beş dakika önce atmayı tercih ediyorum. Tuz yüzeydeki suyu çekiyor, sonra o su proteinlerle birlikte geri emiliyor ve et hem daha lezzetli hem daha diri oluyor. Yarım saati geçirmemek şartıyla.
Marine etmenin sınırı
Limonlu marinasyona balığı saatlerce bırakmak yaygın bir hata. Asit, eti pişirmeden "pişiriyor" ve doku unufak oluyor. Ben zeytinyağı, ezilmiş sarımsak, taze kekik ve bir tutam pul biberden oluşan yağ bazlı bir karışımı yirmi dakika uyguluyorum; limonu tabakta, servis anında sıkıyorum. Baharat konusunda daha derine inmek isteyen için sitedeki marinasyon rehberi iyi bir başlangıç; oradaki oranları balığa uyarlarken miktarı hep yarıya indiriyorum, çünkü balığın kendi tadı bastırılmamalı.
Pişirme Yöntemleri ve Zamanlama
Aynı balığı beş farklı yöntemle pişirdiğinizde beş farklı yemek elde ediyorsunuz. Hangi yöntemi seçeceğinizi belirleyen şey, balığın yağ oranı ve kalınlığı.
Tava, ızgara, fırın: hangisi neye?
Derili filetolar için tava benim favorim. Tavayı iyice ısıtıyorum, yağı ekliyorum, balığı derisi altta olacak şekilde koyup spatulayla birkaç saniye bastırıyorum ki kıvrılmasın. Sonra dokunmuyorum. Süre dolduğunda balık zaten kendiliğinden tavadan ayrılıyor; ayrılmıyorsa erken müdahale etmişim demektir.
Yağlı balıklar (hamsi, palamut, uskumru, somon) ızgarada muhteşem oluyor, çünkü kendi yağı onları koruyor. Yağsız beyaz etli balıklar (mezgit, dil, barbunya) ızgarada kolayca kuruyor; onları fırında, üzeri hafif örtülü şekilde ya da buğulama olarak pişiriyorum. Fırın yöntemini seçtiğimde altına dilimlenmiş patates, soğan ve domates yatağı hazırlıyorum; hem balık kurumuyor hem yanına ayrı bir garnitür hazırlamaktan kurtuluyorum. Sebze tarafını çeşitlendirmek isteyenler için sebze yemekleri bölümündeki fırın kombinasyonları burada işe yarıyor.
Pişti mi, pişmedi mi?
Rengin matlaşması ve etin çatal ucuyla kolayca pul pul ayrılması en güvenilir işaret. Kılçık çevresindeki et hafif saydam kaldığında ocaktan alıyorum; tabakta dinlenirken o kısım da pişiyor. Aşağıdaki tablo, evde sık kullandığım yaklaşık süreler:
| Ürün | Yöntem | Yaklaşık süre |
|---|---|---|
| 2 cm kalınlıkta fileto | Tava | Derili taraf 4 dk, diğer taraf 1-2 dk |
| Bütün çipura / levrek | Fırın (200 °C) | 18-22 dk |
| Karides | Tava | Her yüzü 1-1,5 dk |
| Midye | Kapalı tencerede buhar | Kabuklar açılana dek 4-6 dk |
| Kalamar halkası | Kızartma | 1-2 dk |
Yanına ne gider?
Balığın yanında ağır soslar sevmiyorum. Bol maydanozlu soğan piyazı, roka, limon ve iyi bir zeytinyağı çoğu zaman yeterli. Kışın haşlanmış pazı, yazın közlenmiş biber tercih